Levha Tektoniği | Makale 13

Levha Tektoniği

Depremleri inceleyen bilim dalına sismoloji adı verilmektedir. Sismoloji biliminde ki en önemli gelişmelerden biri yerin iç yapısı ve levha tektoniğinin tanımlanması olmuştur. Meydana gelen büyük depremler sonucunda dünyanın her tarafında farklı sismik dalgalar yolu ile sarsıntı oluştururlar.

Farklı türdeki sismik dalgalar, yerin iç kısmında hareket ederler. Hareketleri sırasında katman sınırlarında kırılır veya yansımaya uğrarlar. Bu kırılma ve yansıma sonucunda yeryüzüne ulaşırlar. Dalgalarda ki bu kırılma ve yansıma sonucunda yerin iç yapısı araştırılmıştır. Araştırmalar neticesinde yerin katmanlı bir yapıya sahip olduğu (Şekil 1) ve bu katmanların her birinin kendine özgü nitelikleri olduğu belirlenmiştir.

Şekil 1. Yerin katmanları

Şekil 1 de de görüldüğü gibi yer; çekirdek, manto ve kabuk olmak üzere 3 katmandan oluşmaktadır. Yerin merkezinde bulunan çekirdek iç ve dış çekirdek olmak üzere 2 kısımdan oluşur. İç çekirdek demir ve nikel den oluşur, katı bir kıvamdadır. Dış çekirdek iç çekirdeği çevreler ve kükürt ve oksijenden oluşur. Bunun yanında iç çekirdekten farklı olarak akışkan bir malzeme özelliğine sahip ve 2260 km kalınlığındadır.

Manto tabakası dış çekirdeğin hemen üzerinde bulunur ve 2850 km kalınlığındadır. Alt manto ve üst manto olmak üzere iki kısımdan oluşur. Alt manto, manto tabakasının büyük biri kısmını oluşturmakta ve demir, magnezyum silikatları egemendir. Yoğunluğu yüksektir. Üst manto litosfer tabakası (yer kabuğu) ile alt manto arasında kalan kısmı oluşturmaktadır. Astenosfer olarak da bilinen bu kısım ultra baziktir. Yani yüksek oranda alkali madde içeren ergimiş malzeme (magma) içerir, yaklaşık 900 km kalınlığındadır.

Astenosfer tabakasını çevreleyen ve litosfer olarak da bilinen yer kabuğu, okyanus ve kıtaları içermektedir. Yer kabuğunun kalınlığı üzerindeki yapıya göre değişiklik göstermektedir. Kıtaların altında yaklaşık 25-40 km arasında bir kalınlığa sahip iken genç dağ kuşaklarının altında 60-70 km değerine kadar artmakta, okyanus tabanlarında 5 km değerine kadar azalmaktadır. Yer kabuğu çekirdek ve manto katmanlarına göre daha soğuktur. Yerin katmanlarını içeren detaylı görsel Şekil 2 de gösterilmiştir.

Şekil 2. Yerin katmanları (detaylı)

Levha tektoniği

Kıtasal kayma ve levha tektoniği on yedinci yüzyıldan beri bilim adamlarının ilgisini çekse de ilk olarak yirminci yüzyılda öne sürülmüştür. Wegener yerin tek bir kıtadan öne oluştuğunu (pangea) ve zamanla bu kıtanın konveksiyonel akım sonucunda oluşan basınç ve atmosfer etkisiyle bölündüğünü ileri sürmüştür (Şekil 3).

Şekil 3. Pangea ve kıta oluşım evreleri

Levha tektoniğinin gelişmesinde, başlangıçta masif kıtaların denizlerde ve okyanus tabanlarında itildiği öne sürülmüştür. Okyanus tabanlarının böyle bir harekete izin vermeyecek kadar sağlam olduğu da bilindiğinden bu teori ilk başlarda fazla önemsenmemiştir. Daha sonra bu teorinin gelişmesi ile modern levha teorisi ortaya atılmıştır. Bu modern levha tektoniği teorisine göre yer yüzeyi birden fazla sağlam bloktan oluşmuş ve oluşan bu blokların (levhaların) birbirlerine göre göreceli hareket ettikleri belirlenmiştir.

Yer yüzeyinde kıtasal boyutta 7 adet levha bulunmaktadır. Bu levhalar:

  • Avrupa Levhası
  • Asya Levhası
  • Afrika Levhası
  • Avustralya Levhası
  • Antartika Levhası
  • Kuzey Amerika Levhası
  • Güney Amerika Levhası

Günümüzde araştırmacılar bu kıtaların 8 tane olduğunu ve sekizinci kıtanın Zelandiya kıtası olduğunu düşünmektedirler. Fakat bu tam olarak kabul görmemiş ve araştırmalar devam etmektedir.

Deprem oluşumunda bahsettiğimiz levha hareketleri bu kıtaların hareketi sonucu olarak tanımlanmaktadır. Levha tektoniği ve depremde bilinmesi gereken bir diğer durum levha sınırlarıdır. Levha sınırlarında veya bu sınırlara yakın ve dar kuşaklarda meydana gelen deformosyon (göreceli) levha hareketini gerçekleştirmekte ve ara sıra deprem oluşturmaktadır. Deformasyonlar bu levha sınırlarında yoğun bir şekilde meydana geldiğinden depremlerin de bu bölgelerde yoğunlaştığı düşünülmektedir. Bunlara ek olarak dalma batma zonlarında depremler daha yüksek oranda meydana gelmektedir.

Magmanın oluşturduğu konveksiyonel akım sonucunda levhalar farklı yönlere doğru hareket etmekte ve bu hareket sonucunda farklı levha sınırları oluşmaktadır. Iraksayan sınır, yakınsayan sınır ve transform sınır olmak üzere üç farklı levha sınırı bulunmaktadır. Bu levha sınırların oluşum türleri ve buralarda meydana gelen depremler birbirinden farklıdır. Şekil 4 de levha sınırlarının ve bu sınırlara ait bilgilerin kısa bir özeti verilmiştir.

Şekil 4. Levha sınırları

Levha tektoniği ile ilgili temel bilgilere sahip olunduktan sonra bilinmesi gereken bir diğer önemli konu fay oluşumlarıdır. Fay oluşumlarını ve sismik dalgaları içeren yazımı okumak için aşağıdaki linke tıklayın.

Sevgiyle kalın 🙂

No Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir