Finansal Planlama | 3

Finansal Planlama

Evet sevgili okurlar, bu yazımda emeklilikte finansal planlama ve maaşımız arttığında neden birikim yapamadığımızı açıklamaya çalışacağım. Bu durumu otomotiv sektörünü ele alan bir örnek ile inceleyerek, açıklayacağım. İlk olarak finansal planlama nedir?

Finansal planlama ile birikim

Finansal planlamanın birçok farklı tanımı bulunmaktadır. Bireysel emeklilik sisteminde; finansal planlama, emeklilik döneminde yaşanılacak olan para kaybını önlemek amacıyla, bulunduğumuz yaş itibari ile şuandan itibaren elde edilen gelirin bir kısmını tasarruf amaçlı biriktirmektir.

Bireysel emeklilikte finansal planlamayı bir örnek ile açıklamak istersek, aylık maaşımızı ele alalım. Aylık maaşımız 3.000 ₺ olduğunda, herhangi bir birikim yapmaz isek emeklilik döneminde alacağımız maaş 1.500 ₺ ile 1.800 ₺ arasında değişecektir. Bu durum için 20 yaşında olduğumuzu ve bu maaş ile 36 yıl tasarruf yaparak (emeklilik yaşı 56 ya kadar) emeklilik döneminde alacağımız aylık miktarı 3.000 ₺ ye kadar çıkartabiliriz.

Peki bu nasıl mı olacak…Tabi ki bireysel emeklilik sisteminde doğru bir finansal planlama ile gerçekleşecektir. Bu planlama da aylık gelirimizin %10 unu BES sistemine yatırarak 36 yıl sonunda 129600,00 ₺ (3.000 ₺ * %10= 300 ₺ bu yatırım 12 ay sonrasında 12*300,00=3.600,00 ₺ olur. Bu tutar 36 yıl sonrasında ise 3.600,00*36=129.600,00 ₺) birikim yapmış oluruz. Bu tutara %25 devlet katkısı (32.400,00₺) ve %25 fon getirisi (ortalama tahmini getiri, kesin değildir) elde ettiğimizde toplamda 194.400,00 ₺ gelirimiz olacaktır. 10 yıllık bir bireysel emeklilik maaş ödemesi durumunda aylık (194.400,00₺/120 ay) 1.620,00₺ maaş ödemesi almış olacağız. Bu durumda emeklilik dönemimde alacağımız toplam maaşımız 1.500+1.600=3.100,00 ₺ olmuş olacaktır. Bu şekilde bir finansla planlama ile aylık sadece 300,00 ₺ gibi çok küçük bir miktar ile emeklilik dönemimizde 10 yıl boyunca yaşam konforunu korumuş olacağız.

Emeklilik dönemi için finansal planlama yapmak toplumumuzun büyük bir kesimi tarafından ertelenen bir konu olmakla birlikte, aslında emekli olunacak günden itibaren elde edilecek aylık gelirin, değişecek olması nedeniyle, yaşam durumunun da değişmesi ve maddi sıkıntı yaşama ihtimalleri her birey için kaçınılmaz risktir.

Değişen yaşam koşulları ve gelişen tıp sayesinde bireylerin ortalama yaşam ömrü uzamıştır. Fakat bu durum emeklilikteki finansal varlığı uzun yaşama riskine karşı koruma gerekliliğini de beraberinde getirmektedir.

İlerleyen yaşlarda bireyleri bekleyen bir diğer risk ise eş kaybı riskidir. Eşlerden birinin özellikle erkeklerin, standart yaşam beklentisi (ömrü) kadınlardan daha kısa olduğundan, erkeğin vefatı halinde azalan yada tamamen kesilen gelir nedeniyle geride kalanlar maddi sıkıntı ile karşı karşıya kalmaktadır.

Kredi ve finansal ödemeler, geride kalan çocukların eğitim ve/veya gelecek kurmak için ihtiyaç duyabilecekleri masraflar geride kalanlar için sıkıntı yaratabilecek finansal konulardan sadece bir kaçıdır. (Sevgili okur, içinizden benden sonrası tufan dediğinizi duyan gibiyim… Sadece şunu bilmenizi isterim. O tufan siz hayatta iken de kopabilir, bu yüzden ellimizden geldiği kadarıyla imkanlarımızın yettiği ölçüde; birikim yapmak ve mevcutta oluşabilecek risklerimizi satmak zorundayız.)

Diğer bir önemli husus, yapacağımız finansal planlama nasıl ve ne oranda olmalıdır sorusuna cevap bulmaktır. Burada aslında benim kanaatimce belirli bir sınırlama yok. Bununla birlikte,mevcut gelirinizin yahut haneye giren toplam gelirin minimum %10 unu, maksimum %20 si ile finansal planlama sayesinde tasarruf yapabilirsiniz.

Yukarıda yazdığım gibi benim için belirli bir sınırlama yoktur, sadece ölçü vardır. Bu ölçüde benim yaşam durumumu sarsmayacak tutar ile birikim yapmaktır.

Tasarruf ve birikim konusu üzerine daha detaylı bilgilendirmeyi, örnekler ile ilerleyen dönemlerde tekrar kaleme alacağız.

Maaşımız arttığında neden birikim yapamıyoruz?

Bu sorunun cevabını otomotiv sektörü üzerinden ele alalım.

  • Maaşımız arttığında neden para biriktiremiyoruz?
  • Otomotiv firmaları bizi neden kandırıyor?
  • 40 ₺ nin en değerli olduğu an ne zamandır?

Paranın değerini çoğu zaman içinde bulunduğumuz şartlara göre belirliyoruz. 100 ₺ lik bir alışverişte 40 ₺ (%40) indirim bize önemli bir kazanç gibi görünürken, 1000 ₺ lik bir alışveriş içinde 40 ₺ nin (%4) ihmal edileceğini düşünürüz. Oysa her iki senaryoda da kazancımız 40 ₺ dir.

Bu hata eğilimimiz, şirketler tarafından çok iyi kullanılıyor. Örneğin 0 km araçlar ile satılan opsiyonel donanımlar oldukça pahalı. Yine de insanlara uygun geliyor, çünkü 200.000 ₺ de 10.000 ₺ (%5) önemli bir fark gibi durmuyor.

Benzer durumda harcanabilir geliriniz arttıkça, fiyatlara olan duyarlılığımız da azalıyor. Eskiden bizi rahatsız eden fiyatlar artık normal gelmeye başlıyor. Mutlaka karşılaşmışsınızdır; bazı insanlar düşük maaşlar ile tasarruf yapabilirken, diğerleri çok daha fazlası ile ayın sonunu getiremez. Peki bu durumda ne yapabiliriz?

Azalan duyarlık problemi ile baş etmenin en etkili yolu alışverişteki kazanç ve kayıpları harcama tutarından bağımsız olarak düşünmektir. Böylece ne düşük kazançları gözümüzde büyütür ne de büyük kayıpları küçümseriz.

Finansal planlama ile ilgili yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim, bir sonraki Bireysel emeklilik sisteminde yatırım fonu yazımda görüşmek üzere..

Saygılarımla,

Hülya YAMAN | BES Uzmanı

“İnsanlar kazanç ve kayıpları mutlak olarak değil göreceli olarak değerlendirirler”

No Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir